7 Mayıs 2013 Salı



İŞLETMELERDE
 EĞİTİM YÖNETİMİ
Günümüzde hemen her sektörde karşımıza çıkan belirgin ortak nokta arz ve talep dengesinin arzdan yana değişmiş olduğudur. Bu değişim beraberinde yoğun rekabet ortamını ve zorluklarını getirmiştir.
Rekabette tercih edilebilirliğin kriterlerine baktığımızda karşımıza, mal ve hizmet kalitesi, müşteri ihtiyacının beklenen düzeyde ve hatta beklenen düzeyin ötesinde karşılanması ve fiyat konusu öne çıkmaktadır. Burada dikkat edilmesi gereken nokta ise arzulanan veya yeterli hizmet düzeyini sağlamadan, fiyat kriterinin tek başına belirleyici olamayacağıdır.
İşletmelerin rekabete yönelik hedeflerine ulaşma yönündeki temel stratejilerini incelediğimizde, rekabette bir adım öne geçebilmek için verimli insan gücünün oluşturulmasının 2000’li yıllardan itibaren şirketlerin stratejik planları içinde daha fazla yer almaya ve önem kazanmaya başladığını görmekteyiz. Stratejik insan kaynakları yönetiminde ise eğitim yönetimini ayrıca değerlendirmek ve bu konuya bir parantez açmak gerekmektedir.
Stratejik insan kaynakları yönetiminde eğitim yönetiminin temel amacını “çalışanların bireysel ve mesleki yetkinliklerini, bilgi düzeylerini ve dolayısıyla verimliliklerini arttırmaya yönelik gereksinimlerinin eğitim yoluyla kazandırılması” olarak ele alabiliriz.  
Yine burada dikkat edilmesi ve unutulmaması gereken nokta, eğitim yönetiminin genel yönetim biliminin ayrılmaz bir parçası olduğudur. Yönetim bilimi insanların nasıl çalıştığı, nasıl davrandığı ve nasıl verimli bir şekilde çalışacağı ile ilgilenir. Bu ilgi alanı şirket yönetimi açısından da aynı benzerliği taşır. Çalışma performansı ve verimlilik yönetiminin direkt ilgi alanına girmektedir. Burada da şirket yönetiminin şirket kültürü olarak eğitim ve eğitim yönetimine bakış açısı önem kazanmaktadır.
Organizasyonel yapı içerisinde yer alan her bir konum ve pozisyon için ayrı ayrı tasarlanması gereken eğitim yönetimi, verimliliğin arttırılmasında önemli bir etken olacaktır. Burada özellikle her bir pozisyon için gerek duyulan eğitim konularının iyi tespit edilmesine dikkat edilmelidir. Alınacak olan eğitimin o pozisyon tarafından yapılan işlerde gerekli faydayı sağlaması gereklidir. Aksi takdirde eğitim bir verimsizlik uygulaması olarak karşımıza çıkacaktır.
Dolayısıyla eğitim yönetiminde birinci kritik başarı faktörü kurumsal yapı, iş tanımı ve yapısı ile bireysel yapının dikkate alınmasıdır. Ne yazık ki günümüzde birçok eğitim bu özellikler dikkate alınmadan standart uygulamalar ve benzer içeriklerle gerçekleştirilmektedir. Bu durum günümüzde halen daha eğitim yönetiminin şirket hedeflerine ulaşmada stratejik bir süreç olarak ele alınmamış olduğunun bir göstergesidir. Bu geleneksel eğitim yaklaşımından ayrılamazsak eğitim etkinliğini ölçme, değerlendirme, kayıtlarının tutulması, raporlarının hazırlanması gibi eğitim yönetimin diğer alt süreçlerini yerine getirmenin bir anlamı yoktur.
Diğer taraftan eğitim yönetimini şirket hedeflerine ulaşmada stratejik bir süreç olarak görüp, faklı yaklaşımları ve yenilikçi iş modellerini eğitim süreçleri ile  hayata geçiren şirketlerimizin uygulamalarını da görebilmekteyiz. Eğitime yüksek önem veren şirketlerde sadece eğitim konusuyla ilgilenen orta düzey bir yöneticinin atanması ve ekibinin oluşturulmasının yanı sıra kurumsal yapı, görev ve pozisyon yapısı ile bireysel yapı arasındaki dengeye de hassasiyetle dikkat edilmektedir. Bu yaklaşımı sergileyen şirketlerin ortak çıkış noktası ise “insanın bir maliyet unsuru değil, rekabet avantajı yaratan bir unsur” olarak görülmesi ve bu çerçevede ele alınmasıdır.
İnsan unsuru işletmelerin en önemli unsurudur ve bu unsurun verimliliğinde sosyo psikolojik durum ve kurum içi ortam yönetimi de dikkat edilmesi gereken diğer noktalardır.
 Şirket içi eğitim yönetiminde ikinci kritik başarı faktörü kurum içi ortam yönetiminde yönetim kadrosu ve liderlerin rolünün iyi belirlenmesidir. Günümüz modern yönetim anlayışında yöneticiler sadece teknik bilgilerini değil, yönetsel ustalıklarını da ortaya koymalıdırlar.
Yönetsel ustalığın çalışan verimliliği üzerine direkt etkisi olduğunu unutmadan, eğitim yönetiminde yöneticilerin sürdürülebilirlik açısından görevlerini tam olarak yerine getirmeleri gerekmektedir.
UNIBUSINESS MAYIS 2013