İŞLETMELERDE
EĞİTİM
YÖNETİMİ
Günümüzde hemen her sektörde karşımıza çıkan belirgin ortak nokta
arz ve talep dengesinin arzdan yana değişmiş olduğudur. Bu değişim beraberinde
yoğun rekabet ortamını ve zorluklarını getirmiştir.
Rekabette tercih edilebilirliğin kriterlerine baktığımızda
karşımıza, mal ve hizmet kalitesi, müşteri ihtiyacının beklenen düzeyde ve
hatta beklenen düzeyin ötesinde karşılanması ve fiyat konusu öne çıkmaktadır. Burada
dikkat edilmesi gereken nokta ise arzulanan veya yeterli hizmet düzeyini
sağlamadan, fiyat kriterinin tek başına belirleyici olamayacağıdır.
İşletmelerin rekabete yönelik hedeflerine ulaşma yönündeki temel
stratejilerini incelediğimizde, rekabette bir adım öne geçebilmek için verimli
insan gücünün oluşturulmasının 2000’li yıllardan itibaren şirketlerin stratejik
planları içinde daha fazla yer almaya ve önem kazanmaya başladığını
görmekteyiz. Stratejik insan kaynakları yönetiminde ise eğitim yönetimini
ayrıca değerlendirmek ve bu konuya bir parantez açmak gerekmektedir.
Stratejik insan kaynakları yönetiminde eğitim yönetiminin temel
amacını “çalışanların bireysel ve mesleki yetkinliklerini, bilgi düzeylerini ve
dolayısıyla verimliliklerini arttırmaya yönelik gereksinimlerinin eğitim
yoluyla kazandırılması” olarak ele alabiliriz.
Yine burada dikkat edilmesi ve unutulmaması gereken nokta, eğitim
yönetiminin genel yönetim biliminin ayrılmaz bir parçası olduğudur. Yönetim
bilimi insanların nasıl çalıştığı, nasıl davrandığı ve nasıl verimli bir
şekilde çalışacağı ile ilgilenir. Bu ilgi alanı şirket yönetimi açısından da
aynı benzerliği taşır. Çalışma performansı ve verimlilik yönetiminin direkt
ilgi alanına girmektedir. Burada da şirket yönetiminin şirket kültürü olarak
eğitim ve eğitim yönetimine bakış açısı önem kazanmaktadır.
Organizasyonel yapı içerisinde yer alan her bir konum ve pozisyon
için ayrı ayrı tasarlanması gereken eğitim yönetimi, verimliliğin
arttırılmasında önemli bir etken olacaktır. Burada özellikle her bir pozisyon
için gerek duyulan eğitim konularının iyi tespit edilmesine dikkat edilmelidir.
Alınacak olan eğitimin o pozisyon tarafından yapılan işlerde gerekli faydayı
sağlaması gereklidir. Aksi takdirde eğitim bir verimsizlik uygulaması olarak
karşımıza çıkacaktır.
Dolayısıyla eğitim yönetiminde birinci kritik başarı faktörü kurumsal
yapı, iş tanımı ve yapısı ile bireysel yapının dikkate alınmasıdır. Ne yazık ki
günümüzde birçok eğitim bu özellikler dikkate alınmadan standart uygulamalar ve
benzer içeriklerle gerçekleştirilmektedir. Bu durum günümüzde halen daha eğitim
yönetiminin şirket hedeflerine ulaşmada stratejik bir süreç olarak ele
alınmamış olduğunun bir göstergesidir. Bu geleneksel eğitim yaklaşımından
ayrılamazsak eğitim etkinliğini ölçme, değerlendirme, kayıtlarının tutulması,
raporlarının hazırlanması gibi eğitim yönetimin diğer alt süreçlerini yerine
getirmenin bir anlamı yoktur.
Diğer taraftan eğitim yönetimini şirket hedeflerine ulaşmada stratejik
bir süreç olarak görüp, faklı yaklaşımları ve yenilikçi iş modellerini eğitim
süreçleri ile hayata geçiren
şirketlerimizin uygulamalarını da görebilmekteyiz. Eğitime yüksek önem veren şirketlerde
sadece eğitim konusuyla ilgilenen orta düzey bir yöneticinin atanması ve ekibinin
oluşturulmasının yanı sıra kurumsal yapı, görev ve pozisyon yapısı ile bireysel
yapı arasındaki dengeye de hassasiyetle dikkat edilmektedir. Bu yaklaşımı
sergileyen şirketlerin ortak çıkış noktası ise “insanın bir maliyet unsuru
değil, rekabet avantajı yaratan bir unsur” olarak görülmesi ve bu çerçevede ele
alınmasıdır.
İnsan unsuru işletmelerin en önemli unsurudur ve bu unsurun
verimliliğinde sosyo psikolojik durum ve kurum içi ortam yönetimi de dikkat
edilmesi gereken diğer noktalardır.
Şirket içi eğitim
yönetiminde ikinci kritik başarı faktörü kurum içi ortam yönetiminde yönetim
kadrosu ve liderlerin rolünün iyi belirlenmesidir. Günümüz modern yönetim
anlayışında yöneticiler sadece teknik bilgilerini değil, yönetsel ustalıklarını
da ortaya koymalıdırlar.
Yönetsel ustalığın çalışan verimliliği üzerine direkt etkisi
olduğunu unutmadan, eğitim yönetiminde yöneticilerin sürdürülebilirlik
açısından görevlerini tam olarak yerine getirmeleri gerekmektedir.
UNIBUSINESS MAYIS 2013
UNIBUSINESS MAYIS 2013
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder