STRATEJİK DÜŞÜNME
“stratejik
düşünebilmek”.
Bir kitabı
okumaya başlarsınız veya bir filmi izlemeye… Merak hep son ile ilgilidir. Sonu
ne olacak? Oysa siz, sonu yazar veya yönetmen tarafından tasarlanmış olan bir
sona ulaşacaksınız. Yazar veya yönetmen sizin merak ettiğiniz sonu kendine göre
kurgulamıştır ve siz okuyucu veya seyirci olarak hiçbir etkide bulunamaz, kurguya
dahil olamazsınız. Rolünüz sadece okumak veya seyretmektir.
İş
dünyasında ise durum tam tersidir. Önce hedefi doğru bir şekilde belirlemek,
sonrasında ise bu hedefe ulaşmak üzere aktif ve etkin olmak durumundasınız.
İşte bu noktada eğer sadece okuyucu veya seyirci olmak istemiyorsanız,
stratejik düşünme yetkinliğinizin tam olması gereklidir. İş dünyasında oyun
sondan başlar. Diğer bir ifade ile ulaşmak istediğiniz noktadan.
Ne yazık ki
bugüne kadar birçok girişim ve yatırım stratejik düşünme yetersizlikleri
nedeniyle başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Ve yine ne yazık ki günümüzde de stratejik
düşünceden uzak bir çok yatırıma ve girişime tanık olabiliyoruz. Başarısızlık
durumunda ise bu durum büyük bir kaynak israfına neden olmaktadır.
Stratejik
düşünme. Stratejinin oluşturulmasını sağlayacak olan değerlerin bir araya
getirilmesini sağlayacak olan yaklaşımdır. Ve iş dünyasında yer alan gerçek
liderlerin ortak özelliğidir. Çünkü liderler başarı veya başarısızlığın en
önemli aktörleridir. Bir stratejiyi yönetmek için seçilmiş kişiler olarak
liderler, stratejik yönetim sürecinde kilit rol oynamaktadırlar. Dolayısıyla
stratejik düşünce yaklaşımı ile yapılan birçok yatırım ve girişim ise kilit rol
oynayan ve nokta adam konumunda olan liderlerin stratejik düşünce eksikliklerinden
dolayı başarıya ulaşamamaktadır. Liderlerin bir diğer önemli sorumluluğu da üst
yönetim tarafından benimsenen temel stratejilerin kurum içindeki çalışanlar
tarafından tam olarak anlaşılmasını, içselleştirilmesini ve yayılımını
sağlamaktır. Bu noktadaki eksiklik de çıkış noktasında ideal olarak görülen birçok
projenin başarısızlığının bir diğer önemli nedenidir.
Bu noktada
strateji ve stratejik düşünme yaklaşımını arasındaki etkileşime de bakmak
gerekir. Strateji geçmişte yapılanlar ve elde edilen tecrübelerle gelecekte
yapılması gerekenler arasında iyi bir bileşim oluşturabilmektir. Bu bileşimi
oluşturabilmek için ise stratejik düşünme yaklaşımına ihtiyaç vardır.
Türkiye’ de
birçok sektör gibi lojistik sektörü de hızlı bir değişim içindedir. Ve bu
sektörde de stratejik düşünme yaklaşımının eksikliğini hissedebiliyoruz.
Planlar genellikle geleneksel yaklaşım çerçevesinde daha çok operasyonel
faaliyetlere odaklanarak devam etmektedir. Çekici almak, depo yapmak, fiyatları
değiştirmek, yeni çalışanları bünyeye dahil etmek gibi bir çok operasyonel faaliyet
aslında başlangıçta belirlenen bir strateji ile gerçekleştirilmelidir. Gerçekleştirilmediğinde
ise gündeme gelecek olan konu kaynak israfına neden olan atıl kapasiteler ve
müşteri kayıplarıdır.
Sektörün
genel yapısına baktığımızda strateji tanımında da verdiğimiz gibi geçmiş ve
elde edilen tecrübeler önemli bir avantaj ve üstünlüktür. Ve bu işin % 50’ sini
oluşturuyor. Ancak asıl sorun diğer % 50’ lik kısımda ortaya çıkmaktadır. Alışkanlıkları
terk ederek gelecekte yapılması gerekenleri oluşturabilmektir. Unutulmaması gereken stratejinin operasyonel veya teknik bir kavram değil, düşünsel ve analitik bir yaklaşım
olduğudur.
Onun için
geçmiş ve geleceğin bileşimini sağlamada stratejik düşünmeye ihtiyaç vardır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder