LOJİSTİK SEKTÖRÜNDE
STRATEJİK İŞ BİRLİKLERİ VE ÖNEMİ
Küreselleşme ile birlikte günümüz ekonomisinde, şirketlerin sadece kendi öz
kaynakları ve yetkinlikleriyle uluslararası rekabet edebilme gücü ve sürdürülebilirliğini
sağlaması her geçen gün azalmaktadır. Gelişen bilgi teknolojisi ve iletişim kanallarının farklılaşması ile pek çok sektörde şirketler faaliyet gösterdikleri
alanlarda ulusal sınır tanımadan uluslararası rekabetle karşı karşıya
kalmışlardır.
Lojistik sektörü için de aynı durum söz konusudur. Hizmet alan tarafın
artan beklentileri hizmet veren tarafta müşteri hizmet kalitesini daha üst
sınırlara taşımada zorlayıcı olurken, fiyat rekabetinin de devreye girmesi ile
lojistik hizmet sağlayıcı şirketler artık bu keskin rekabet şartlarına kendilerini
hazırlamak ve faaliyetlerini yeniden yapılandırmak zorunda kalmışlardır.
Bugün artık işletme yönetim sistemleri ve modelinden ürün
farklılaştırmasına, verimlilik yönetiminden teknolojinin etkin kullanımına
kadar şirketler kendileri ve ilişkili oldukları taraflar için farklı çözümler
geliştirmek durumundadırlar.
Bu gelişimin sağlanmasında ise oluşturulacak stratejik işbirliklerinin
büyük önemi vardır. Artık devir küçük olsun benim olsun devri değil, stratejik
işbirliği ile kaynakların daha etkin ve verimli kullanımını sağlayarak rekabet
gücünü arttırma devridir.
Günümüzde sektörde en büyük ve güçlü şirketler bile ya satın almalar ile ya
da stratejik işbirlikleri ve ortaklıklarla rekabet güçlerini arttırma yoluna
gitmektedirler.
Burada dikkat edilmesi gereken amacın tekel olmak değil sürdürülebilir bir
rekabet gücünün ve gelişimin sağlanması ve ölçek ekonomisinin yaratılması olmalıdır.
Sektörün önemli sorunlarından bir tanesi de fiyat rekabetidir. Bilinmesi ve
unutulmaması gereken nokta ise şirketlerin strateji ve faaliyetlerini en ucuz
fiyatı yakalayarak müşteri kalıcılığını sağlamak üzerine değil, müşteri
ihtiyaçlarını onların istediği hizmet kalitesi düzeyinde ve beklenti analizini
doğru yapıp, ortak noktalarda bir araya gelerek karşılamak üzerine gerçekleştirmeleridir. Konuya bu açıdan baktığımızda da lojistik sektöründe
stratejik işbirliklerinin gerçekleştirilmesi önemli hale gelmiştir.
Artık stratejik işbirlikleri ve faaliyetlerin stratejik olarak planlanması
yeni ekonomi şartlarının vaz geçilemez
kurallarından biridir.
Diğer taraftan böyle bir işbirliğine karar vermeden stratejik
işbirliklerinin rekabet gücünü nasıl arttırabileceğini iyi analiz etmek gereklidir.
Stratejik işbirliğinin avantajlarından birincisi şirketin uzman olduğu hizmet
alanlarında, önemli müşterilere yönelik ve etkin olduğu veya etkin olmaya
çalıştığı bölge veya bölgelerde gücünün artmasını sağlamasıdır. Bir diğer
avantaj ise pazara daha güçlü bir şekilde adapte olma gücünün sağlanmasıdır.
Stratejik işbirliği günümüzde çok önemli olan maliyet yönetimi konusunda da
şirketlere avantaj sağlamaktadır. Konunun bir de özellikle satın almada vergi
avantajını da dikkate almak gerekir, zararda olan bir şirketin karlı bir şirket
tarafından satın alınması karda olan şirketin vergi matrahını düşürmesidir.
Stratejik işbirliğinin başarıya ulaşması ise işbirliği kararı alınmadan
önce ise şirketlerin bu konuda tam bir uyum içinde olmasına bağlıdır. Yönetim
kültürü ve stratejik yönetimin nasıl yapılacağı, finansal raporlamalar, kaynak yönetimi
ve kaynak ihtiyaçlarının karşılanması ve şeffaflık, aynı hedefe odaklanmak ve
karşılaşılacak sorunların bütünlük içinde çözümlenebilmesi stratejik
işbirliğinin başarısını direkt olarak etkileyecektir.
Sektörün şu andaki durumuna baktığımızda önümüzdeki yıllarda ulusal ve
uluslar arası düzeyde gerek stratejik işbirlikleri ve ortaklıkların gerekse
satın almaların devam edeceğini söyleyebiliriz.
Daha öncede belirttiğimiz gibi yeni ekonomi yapısında oyunu kurallarına
göre oynamak gerekmektedir.
UNIBUSINESS ŞUBAT 2013
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder