“İltifat” sözcüğünü hepimiz biliriz.
Türk Dil Kurumu bu sözcüğün anlamını şöyle ifade ediyor;
“Birine güler yüz gösterme, hatırını sorma, tatlı davranma. İlgi gösterme, rağbet etme.”
Hele ki çalışan açısından.
Atalarımızın güzel bir sözü vardır;
“Marifet iltifata tabidir. İltifatsız marifet zayidir.”
Motivasyon açısından önemli bir söz.
Kaç yaşında olursak olalım, hangi tecrübeye sahip olursak olalım
Övgü dolu birkaç güzel sözcük, samimi ve içten
Hele bir de topluluk önündeyken.
Mutlu olmaz mısınız?
Yeni marifetlere yelken açmaz mısınız?
Ya teşekkür. O da iltifatın bir başka yolu değil midir?
Teşekküründe Türk Dil Kurumuna göre tanımı;“Yapılan bir iyiliğe karşı duyulan kıvanç ve gönül borcunu anlatma.”
Bazen el yazısı ile yazılmış küçük bir notta, samimi ve içten…
Bazen tebessümle ifade edilmiş bir cümlede yer alır, “Teşekkür Ederim”
İki kelimeden ibaret kısa bir cümle…
Veya hiç beklenmedik anda verilen küçük bir hediye. Küçük ama anlamı büyük.
Kısa ve basit cümle görünse de sonuçları büyük…
En son ne zaman teşekkür ettiniz?
Çocuğunuza, eşinize, annenize, babanıza, arkadaşınıza, çalışanınıza, yöneticinize…
Günümüz yaşam şartları belki de birçoğumuza bu iki kelimelik basit cümleyi unutturmuş olabilir.
Sabahları gülümseyerek “günaydın” demeyi.
Gönülden bir teşekkürü unutmadıysanız eğer, uygulayın mutluluğunuzun katlandığını fark edeceksiniz.
Yapılan her işin, harcanan her emeğin bir değeri vardır ve emeğin karşılığı bir tebessüm ve güzel bir teşekkür sözcüğüyle kolaylıkla verilebilir.
O emeği yok da farz edebilirsiniz, başarıyı görmezlikten de gelebilirsiniz… Kaybeden siz olursunuz.
Her insanın duygusu, amacı ve idealleri vardır…
Siz o duygulara hitap etmeyi başarabiliyor musunuz?
Siz teşekkür etmeyi becerebiliyor musunuz?
Yaşamın her anında ilişkilerinizde duygulara hitap edebiliyor, karşınızdakinin gönlünü kazanmayı başarabiliyorsanız eğer, unutmayın ki aslında kazanan her zaman sizsiniz.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder