24 Mart 2010 Çarşamba

KENDİNİZİ
KEŞFETMENİN SIRLARI




Kaç tarihinde dünyaya geldiniz, kaç yaşındasınız bilmiyorum ama şimdi kendinize şu iki soruyu sorun;

Dünyaya gözlerimi açtığım o ilk an kendimi bilseydim kendim için nasıl bir portre çizerdim?

Yaşamdaki hedefim ne olurdu?

Şimdi ben size soruyorum;

İlk hedefinizi ne zaman koydunuz? Bu hedefiniz neydi? Ve bu hedefe ulaşabildiniz mi?

Ve şimdi ikinci soru;

Şimdiki hedefiniz nedir? Bu hedefe nasıl ulaşacaksınız?

Bütün sorulara verdiğiniz cevapları bir kenara not edin ve aralarındaki farkları bulmaya çalışın.

Aradaki farklar size kendinizi yeniden keşfetmenin ip uçlarını verebilir.

Yaşam değişikliklerle doludur. Bu değişiklikler kimi zaman insanoğlunu üzerken kimi zamanda mutlu olmasına neden olur.

İnsanoğlu doğduğu andan itibaren sürekli bir değişim içindedir.

Uzmanlar ne diyor;

Bebek ilk üç ay içinde sese tepki verir, gözleri ile hareket eden nesneleri takip edebilir, altı on iki ay arasında emekleyebilir ve oturabilir,on iki on sekiz ay arasında da yürümeye başlar. Ve bu değişim böyle devam eder.

Değişim dünyasında yaşamı en güzel ve heyecanlı yaşamanın en önemli kriteri, yetkinliğimizi kazandığımız andan itibaren değişimin her aşamasında kendimizi doğru keşfedebilmektir.

Kendinizi doğru keşfedebilmenin birinci sırrı karşınıza çıkan zorluklar ve engellerin sizi engellemesine izin vermemenizdir. Eğer bu izni verirseniz acımasız rekabetin olduğu bu dünyada geride kalmaya mahkum olursunuz.

Değişim dünyasında kendimizi keşfetmenin ikinci sırrı kişisel gelişime zaman ayırmanızdır. Kişisel gelişim aynı zamanda sizin fırsatları tam zamanında değerlendirebilmenize yardımcı olacaktır. Elde ettiğiniz bilgiler hem sizin değerinizi arttıracak hem de çevrenizle olan iletişiminize katkı sağlayacaktır.

Üçüncü sır, işinizi zorunlu olarak değil zorlukları olsa da severek yapılması gereken bir iş olarak görebilmenizdir. Bu durumda her başarınız hem size hem de etrafınıza pozitif bakış açısı kazandıracaktır. Bir idol olmanız işten bile değildir.

Yaşam deneyimlerle doludur. Ve yaşamda öyle anlar olur ki bu deneyimleriniz başkalarına ışık tutarken kendinize yol gösterici olamayabilir. Hani “mum dibine ışık vermez” derler ya aynen öyle…

Deneyimlerinizi değerli bir hazine gibi saklayın ve onlardan faydalanın. Deneyimleriniz kendinizi keşfedebilmenin dördüncü sırrıdır.

Sizinle paylaşacağım beşinci sır, düşünceleriniz ve fikirlerinizdir. Hayata geçirebildikleriniz ve geçiremediklerinizle birlikte. Fikir kitabınızı sürekli gözden geçirin. Hem kendinizi keşfetmenize, hem de yarın yeni bir fırsatı değerlendirmenize yardımcı olacaktır.

Kendinizi yeniden keşfedebilmenin belki de en güzel yolu rekabettir. Rekabet sizinle paylaşacağım son sır. Bir düşünün başkaları ile rekabet etmek mi, yoksa kendinizle rekabet etmek mi önemlidir? Yoksa her ikisi mi?

Vereceğiniz cevap, kendinizi yeniden keşfetmenin son sırrı olacak.

Benim cevabım mı? O cevap kendi sırrım olarak bende saklı.

Önemli olan sizin cevabınız?

Yeni ufuklara yelken açabilmeniz için…