17 Ekim 2010 Pazar

DEMİRYOLCULAR



İnsan. Kurumların sürdürülebilir başarısını sağlayan en önemli faktör.

Kurumlar nitelikleri ve yetenekleri ile çalışanlarıyla hayat bulurlar. Hayatın devamlılığını sağlayacak olan süreçlerden bir tanesi de çalışanların mesleki ve bireysel gelişimlerine katkı sağlayacak olan kurum içi eğitimlerdir.

Günümüzde bu konunun önemini kavrayan kurumlar çalışanlarının eğitimine ve gelişimine büyük önem vermektedir. Bu eğitimler yönetim açısından en değerli sermaye olan insana yapılan yatırım olarak değerlendirilmektedir.

Çalışanların da kendisine yapılan bu yatırımın farkında olması ve sürece sahip çıkması kurum içi eğitimlerin verimliliğini arttıracaktır. Bu farkındalığı yaratabilmek için ise kurum içi eğitim süreci içinde çalışanların da görev alması, eğitim içeriklerinin çalışanın ihtiyaçlarını karşılaması ve onlara farklı bakış açıları kazandırması sağlanmalıdır.

KARA TRENDEN GÜNÜMÜZE…

Demiryolları ve Kara Tren.

Türkülere konu olmuş, pencerelerinden atılan gazetelerle ve uzatılan beyaz ekmeklerle geçtiği, gittiği yerlere nefes olan, renk ve farklılık getiren kara tren.

İstasyonlarda heyecanla beklenirdi sesi.

Rayların geçtiği yollarda çocuklar seslenirdi trendeki yolculara doğru gasteee, gasteee diye…

Beklerlerdi pencereden bir gazete atılsın da okusunlar diye…

Beyaz ekmek onlar için değişik bir damak tadıydı…

O zamanlardan bu güne…

 
Tren yolculuğu hep heyecanlandırmıştır beni.

Ve o trene bir kez daha binme imkanım oldu.

Kara tren değildi ama heyecan aynıydı.

Heyecanımı arttıran bir başka nokta ise tren yolculuğu yapma nedenim olan projenin bir eğitim projesi olmasıydı. Tümüyle trende geçen dört gece beş gün ve dört farklı noktada TCDD personelinin çalışma alanlarındaki bilgi birikimlerine katkı sağlamak.

Projenin Adı: Lojistik Eğitim Treni

Bir sosyal sorumluluk çalışması olan ve uzun bir zaman ve emek harcanan Projenin hazırlık çalışmasından sonra, geçtiğimiz hafta 5 – 9 Ekim tarihleri arasında Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları ve Lojistik Derneği işbirliği ve Yüksek Öğrenim Kurumları T.C. Maltepe Üniversitesi ve Beykoz Lojistik Meslek Yüksekokulunun da katkılarıyla” Lojistik Eğitim Treni Projesi”ni gerçekleştirdik.

İlk eğitimimizi İstanbul’ da verdikten sonra 5 Ekim 2010’ da Haydarpaşa’ dan yola çıktık. Birinci istasyon Afyon’du. İkinci istasyon Torosların güzelliklerini aşarak geldiğimiz Mersin ve son istasyon Ankara. Toplam 285 demiryolcuyla buluştuk istasyonlarda.

Eğitimin kurum çalışanları için taşıdığı önemi en iyi şekilde hissettirmişti Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları. Eğitim verilen İstasyonlarda eğitim salonlarını eksiksiz dolduran katılımcıların ilgisi, soruları bizlerin Projenin heyecanını daha fazla duymamızı sağladı.

Eğitmen kadrosu içinde yer aldığım projede “Lojistikte Müşteri Hizmetleri” konusunda katılımcılarla bilgi paylaşımında bulundum. Kurum içi çalışan eğitimine farklı bir bakış açısı getiren Lojistik Eğitim Treni aynı zamanda kamu, üniversite ve sivil toplum kuruluşunun işbirliği açısından da anlamlıydı.

EN YAŞLI ve EN GENÇ

Saat 19.30’ da ayrıldığımız Afyon’ dan Mersin’ e gidiyoruz. Baş makinistimiz mesleğe yıllarını vermiş bir demiryolcu Mahmut bey. Belki de en eskisi önümüzdeki yıl emekli olacak. Yüzü hep gülüyor .

Ve yanımıza Yusuf geliyor.

Kim? derseniz. En genç demiryolculardan. Demiryolu Lisesinden mezun olduktan sonra girdiği KPSS’den sonra demiryolcu olmuş. Gözleri pırıl pırıl bir genç. Bu arada hemen işe odaklı eğitimin önemini anlıyorsunuz. Liseden itibaren aldığı demiryolu eğitimi ve sonrasında TCDD’de işe başlaması.

Mahmut ustanın demlediği çayı yudumlarken makinede başlıyoruz sıcak bir sohbete. Nasıl geçtiğini anlamadan Konya’ ya geldik. Biz yolcu vagonuna geçerken vedalaştık en yaşlı ve en genç demiryolcuyla. Bölge sınırları değiştiği için yeni bir ekiple yola devam ediyoruz.

Yol güzergâhımız sırasında demiryolları konusunda gördüğümüz en önemli gelişme de, Türkiye’de yıllardır her platformda gerekliliği anlatılmasına karşın ertelenen demiryolu yatırımlarına son dönemde verilen önemdi. Hızlı tren alt yapı çalışmalarının devam ettiğini, kentimiz Bursa için de en büyük taşıma modu eksikliği olan demiryolu konusunda projelendirmenin tamamlandığını öğrenmemiz sevindirici haberlerdi. Demiryolu taşımacılığının yararlılığını, dünyadaki gelişmeleri ve bir sanayi kenti olan Bursa için kazanımlarını bir başka yazımda değerlendireceğim.

KURUM KÜLTÜRÜ

Her kurumun kendine özgü bir kültürü vardır. Demiryollarının da. Ama o öyle bir kültür ki samimiyeti ve sıcaklığı yolculuk boyunca bizi sardı.

Sunumum sırasında da sık sık bahsettim kurum kültüründen ve müşteri hizmeti açısından ne kadar önemli olduğundan. Çok güzel paylaşımlarımız oldu. İstanbul’ dan Ankara’ ya kadar. Her şey titizlikle planlanmıştı. Hiçbir şey aksamadı.

Hangi demiryolcuyu yazsam ki. Birkaç ismi paylaşayım sizlerle ve bu satırlardan selam söyleriz herkese onların aracılığı ile…

Projenin TC.D.D. ayağında sorumluluğu üstlenen Yük Dairesi Başkanı İbrahim Çelik ve Eğitim Dairesi Başkanı Murat Şeneken, bizimle birlikte yolculuk ederek bütün programı titizlikle takip eden Ümit Şahin ve Recep Ünlüer, Ankara’ da düzenlenen törende teşekkür belgesi ve hediyesini elinden aldığım T.C.D.D. Genel Müdür Yardımcısı Veysi Kurt ve Genel Müdür Süleyman Karaman.

Tüm demiryolculara gönül dolusu sevgiler…

Hiç yorum yok: