15 Mart 2010 Pazartesi

HAYATI EĞLENCELİ, MUTLU ve BAŞARILI YAŞAMAK


Günümüzün yoğun, stresli ve hızlı temposunda birçok insanın hedeflediği; hayatı eğlenceli, mutlu ve başarılı yaşayabilmektir. Kulağa hoş gelse ve birçok insan bu arzusunu hemen her ortamda dillendirse de, yaşamda bu düşünceyi uygulamaya geçirebilmek çok zor, diyebilirsiniz. Aslında evet zor ama, istendiğinde başarılabilecek bir yaşam tarzıdır. Ancak ne yazık ki olayları değerlendirmede yapılan hatalar, öncelikleri doğru belirleyememek vb. nedenler yaşamı renklendirmeye, zenginleştirmeye ve güzel sonuçlara ulaşmaya engel olabilmektedir.

Bu gün sizinle paylaşacağım tecrübeler belki de bir ışık tutabilecektir, hayatınızı eğlenceli, mutlu ve başarılı yaşamanız için.

Her insanın yaşamdaki başarı ve mutluluğunun belirleyicileri farklı olsa da, sizce bu hedefe ulaşmanın yolu nedir? Diye sorsam cevabınız ne olurdu?

Çok para kazanmak mı?

Hani halk arsında hep ifade edilen mühim şahsiyetlerden biri olmak mı?

Yaptıklarınızın karşılığında takdir edilmek mi?

Daha onlarca soru sorabilirim size bu konuda. Ama sonuçta iş dönüp dolaşıp size gelir. Yani sizin yaşamda eğlenceden, mutluluk ve başarıdan ne anladığınıza ve ne beklediğinize. Bu noktada işin özünün ayrıntılarda gizli olduğunu unutmak gerekiyor.

Mutsuzluk ifadelerinden bir tanesidir, “işimi pek sevmiyorum ama ne yapalım para kazanmak için ya da bir kere tercih ettim ve bu işi sürdürmek zorundayım” sözü. Yok mudur bu mutsuzluk ortamından kurtulmanın bir yolu?

Var tabiî ki.

Bu yol yaptığınız işe sizin değer ve anlam katabilmenizden geçer. O değer ve anlam sizin standart olarak yapılan işte fark yaratmanızı ve mutlu olabilmenizi sağlayacaktır.

Para kazanmak, hem de çok para kazanmak. Etrafımızda çok para kazanıyor diye gördüğümüz o kadar çok insan var ki? Hayatı eğlenceli, mutlu ve başarılı yaşamanın yolu buradan mı geçiyor diye düşünülebilir. Burada da yine mutluluk para kazanma da değil, kazanılan paranın kullanılmasındaki ayrıntıda saklı.

İşte size bu noktada bir sözü hatırlatacağım;

“Veren el, alan elden her zaman üstündür” . Kazandıklarınızla, çevrenize kazandırdıklarınız, işte sizin iç huzuru yakalamanız için önemli bir fırsat.

Siz ne verdiğinize ve karşılığında kime neler kazandırdıklarınıza odaklandığınızda iç huzuru, mutluluğu ve başarıyı daha rahat yakalayabilirsiniz.

Hepimiz okul sıralarından geçtik. Öğretmenlik kutsal bir meslektir. Ülkemizdeki öğretmenlerimizin şartları da bellidir. Ya, her gün bu kadar çocuğun, velinin kahrını çekiyorum diyebilirsiniz, ya da bugüne kadar kaç tane çocuğun yetişmesine katkı sağladığınızı ve daha hangi çocukların geleceğini nasıl daha da farklı şekillendirebileceğinize odaklanır ve yeni projelerle heyecan duyabilirsiniz.

Hangisi sizi mutlu edecektir? Ya yaptığınız işin bir zorunluluktan ibaret olduğunu düşüneceksiniz ve mutsuzluğa yakın olacaksınız, ya da vermenin almaktan daha büyük bir haz olduğunu düşünerek yine mutlu olacaksınız.

Doğru seçim yapmanız hayatınızı eğlenceli, mutlu ve başarılı yaşamınızı sağlayacaktır.

Dünyada denizyıldızını kurtaran birçok insan vardır. O noktada yapılanlarda da bir sıradanlaşma söz konusudur. Önemli olan, o iyi niyet elçisi insanların arasından yaptıklarınızı farklılaştırarak sıyrılabilmektir. O insanların lideri olabilmektir.

Gelelim ikinci soruya. Mühim insan olmak.

Sizce etrafınızdaki hangi insan önemli değildir? Sayabilir misiniz?

Sayamadınız mı?

Yoksa hepsinin bir önemi var mı?

Evet. Yaşamda önce kendimiz olmak üzere her insanın bir değeri vardır.

Ve biz bunun farkına şimdi vardıysak eğer, yaşamımızın bundan sonra daha eğlenceli, mutlu ve başarılı geçeceğini düşünebiliriz. Önemli olan çevremizdeki insanlar ile paylaştıklarımızı ve paylaşabileceklerimizi arttırabilmemizdir.

Zaten çevremizin farkındaysak, o zaman söylenecek bir söz yok. Siz de bunu başaran ender insanlardan bir tanesisiniz.

Yaptıklarınızın takdir edilmemesi hayatınızı eğlenceli, mutlu ve başarılı yaşamanızın önünde bir engel midir? Diye sorsam. Bu soruya cevabınız ne olurdu?

Evet mi, hayır mı?

Burada daha önceki yazılarımda sizinle paylaştığım;

“Marifet iltifata tabidir, iltifatsız marifet zayidir.” Sözü aklıma geldi.

Ya gelmezse o iltifat. O zaman ne olacak?

Yapılan hiçbir iyi niyetli çalışma ve emek karşılıksız kalmaz.

Siz işinizi doğru yaptığınızdan emin olun. Gelecek olan iltifat sizin için daha da anlamlı olacaktır.

Hayatınızı eğlenceli, mutlu ve başarılı yaşamanız dileği ile…

Hiç yorum yok: