22 Şubat 2010 Pazartesi

FARKINIZI NASIL HİSSETTİRE BİLİRSİNİZ?




Bazen öyle anlar gelir ki iş yaşamında… Her şeyin bir anda sıradanlaştığını hissedebilirsiniz. Eğer sıradanlaşma duygusu benliğinizi kaplamaya başlamışsa, geleceğinize yönelik acilen önlem almanız gereklidir.

Nasıl mı?

İşe önce kendimizi tanımlamakla başlayalım.

Ben kimim?

Geçmişte neydim, gelecekte ne olacağım?

Çalıştığım şirketin yapısında ben hangi noktadayım?

Kendimi bu noktadan ileriye nasıl taşıyabilirim?

Bu soruları çoğaltabilirsiniz.

Bazen şunu da düşünebilirsiniz.

Ben daha büyük, daha kurumsal firmalarda çalışmalıyım. Burada önemli olan çalıştığınız firmanın büyük veya küçük olması değil, sizin kendinizi nasıl konumlandırdığınızdır.

Bunun yolu da öncelikle performans değerlendirmenizi, başkalarının değerlendirmesini beklemeden kendinizin yapabilmesidir.

Çalışma yaşamınızda yöneticilerinizden, işvereninizden ve arkadaşlarınızdan destek aldığınız veya alamadığınız anlar hep olacaktır. Yaptıklarınızın göz ardı edildiğini, yeterince takdir edilmediğinizi düşünebilirsiniz. Veya tam tersi şirketinizde performans değerlendirme, kişisel ve mesleki gelişime yönelik olarak verilen eğitimler, takdir ve ödüllendirme, kariyer planlaması uygulamalarının yer aldığı mükemmel bir insan kaynakları yönetim sistemi de olabilir.

Düşünün böyle bir sistem kurum içinde çalışan herkes için geçerlidir. Peki, siz bu sistemde herkes tanımlaması içinden nasıl sıyrılacaksınız?

Unutmayın. Sonuçta işi yapacak olan sizsiniz? Ve işinizi yaparken kendinizle baş başasınız. İşi yapma ve çalışma tarzınız sadece kendinize ait olacaktır.

İşte sizin farkınız hissettirebilme fırsatınız da burada doğuyor. Çalışma ve iş yapış tarzınızı o kadar iyi belirlemelisiniz ki, bu tarz hem sizi hem de kurumunuzu yukarılara taşımalıdır. Yaptığınız iş sizin şikayet alanınız olmamalıdır.

Çok konuşan ve sürekli şikâyet edip eleştiren insan en verimsiz insandır. Ve kendinizi iyi tanımazsanız, etrafınızda bulunan bu tip insanlar sizin de dengenizi bozabilir. Sonuçta top oynadığınız alanın özelliklerini en iyi siz biliyorsunuz. Maç taktiğini siz seçeceksiniz.

Kimse sizi o işe zorla getirmedi. Hatırlayın, bu konuda karar verici hep kendiniz oldunuz. Siz ne yapıyorsanız yapın, daima en iyisini yapmalısınız.

Ve en iyiyi yaparken de değerlendirmenizde şu noktaları dikkate alın;

Şirket hedefleri ve kişisel hedefleriniz uyum sağlıyor mu? Yaptıklarınız ve çalışma tarzınız bu hedeflere ulaşmakta size yardımcı oluyor mu, yoksa uzaklaşmanıza mı neden oluyor?

Mesleki bilgi ve birikiminizle çalışma arkadaşlarınıza, müşterilerinize, yöneticilerinize, işvereninize değer katabiliyor musunuz?

İşinizin size değer kattığı kadar siz de işinize değer katabiliyor musunuz?

Aslında kritik soru da budur.

Her zaman söylediğim bir söz vardır, hiç unutmadığım. Onu burada da size tekrar hatırlatacağım;

“Marifet iltifata tabidir, iltifatsız marifet zayidir.”

Takdir, destek ve ödüllendirme ne kadar önemli olsa da siz samimiyetinizi ve içtenliğinizi hissettirebiliyorsanız eğer, içiniz rahat olsun farkınızı hissettirmeyi başarıyorsunuz demektir.

Bize sadece size kariyer yolculuğunda başarılar dilemek kalıyor…



LOJİSTİK SEKTÖRÜNDE İNSAN KAYNAKLARI



Geçen hafta LODER‘ in düzenlediği ve Galatasaray Üniversitesinde gerçekleşen “Lojistik Sektöründeki İnsan Kaynakları Yönetim Sistemleri” etkinliğine katıldım.

Ülkemizin önde gelen lojistik firmalarından olan Borusan, ICL, Serlog, CEVA ‘ nın İnsan Kaynakları Müdürlerinin , Deloitte ve Pricewaterhousecoopers danışmanlık firmalarının temsilcilerinin yer aldığı etkinlikte paylaşılan bilgiler İnsan Kaynakları Yönetimi uygulamaları açısından oldukça faydalıydı.

İşte bu bilgilerden satır başları;

Borusan Lojistikte aynı pozisyonda görev yapma süresi ortalama 5 yıl. 3 yıla indirme hedefleri var. Kişileri doğru yönlendirmek ve etkin olarak geliştirmek için Kariyer Yönetimi,Eğitim & Gelişim, Performans Yönetimi ve Yetkinlik Yönetimine önem veriliyor. Sistem içinde oluşturulan “Yetenek Haritası” farklı bir uygulamaydı.

Ceva Lojistik 2010 Eğitim ve Gelişim stratejisi çerçevesinde oluşturulan Danışma Kurulu, IIP Komitesi ve Yönetim Kurulu ile mavi yaka ve beyaz yaka çalışanların sürece etkin katılımı sağlanıyor. Ayrıca CEVA Lojistiğin insan kaynakları danışmanlık şirketi Hewitt’ in yaptığı “En İyi İşyerleri 2009” araştırmasında birinci olduğunu da belirtelim.

Intercombi Lojistiğin 360 Derece Performans Değerlendirme Sisteminde uyguladığı “Sürücü Performans Yönetimi” ilgi çekici verimli bir uygulama olarak dikkate değerdi. Sistemde üç kavram ön plana çıkıyor; Performans Yönetimi, Performans Göstergeleri ve Performans Ölçümü.

Serlog Lojistik “Takım Ruhu Burada” sloganı ile Mutlu Çalışan, Mutlu Müşteri, Mutlu Şirket stratejisini uyguluyor. Bu stratejinin adı “Mutluluk Döngüsü”. Serlog’ da başarının sırrı Katılımcı Yönetim Anlayışı olarak vurgulanıyor.

Borusan, Ceva, Serlog ve Intercombi lojistik firmaları da İK uygulamaları ile farklarını bize hissettirdiler.

Hiç yorum yok: