
MTVSYN
Kelimeler eksik yazıldığında bir anlamı kalmıyor değil mi? Hiçbir anlam çıkaramıyorsunuz. Veya bir anlam çıkarmak için kendinizi zorluyorsunuz. Yani anlamak için daha fazla çaba sarf ediyorsunuz. Bu konuda televizyonda yarışmalar bile düzenlendi hatırlarsanız, hala da düzenleniyor. İlk yayınlandığı dönemlerde oldukça da ilgi çekti. Kelime veya cümleyi tamamladığında yarışmacı ödülünü kazanıyordu.
Yaşam da bir yarışma değil midir sizce?
Hele ki iş yaşamı.
Bir yerden başlarsınız. Önünüze bir kariyer hedefi koyarsınız ve o hedefe ulaşmak için de çalışırsınız. Terfi almak. Bir üst göreve çıkmak. Bu kariyer yolculuğunun varılması gereken duraklarındandır. Ve her bir durak sizi bir üst noktaya taşımaya yarayacaktır.
Siz hedefinize ulaşmak için çalışırken en büyük ihtiyacınız nedir? diye sorsam.
Cevabınız ne olurdu acaba?
Şimdi yazımın başlığını birlikte tamamlayalım;
OLUMLU ÇALIŞMA ORTAMI YARATABİLMEK
İnsanlar her zaman için, temiz havayı içine çektiğinde enerji dolu olduğu gibi, çalışma ortamında da kendilerine pozitif bakış açısı ve çalışma şevki verecek enerjiyi sağlayan bir çalışma ortamında bulunmak isterler. Bu çalışma ortamını yaratmanın yolu ise sadece fiziksel anlamda değil, örgütsel güzelliklerin yaratılmasından geçer. Unutulmaması gerekir ki örgütsel güzellik olmadan tek başına fiziksel güzellik bir anlam ifade etmez.
İHTİYAÇLARIN KARŞILANMASI
Çalışan ihtiyaçlarını, en yalın ifade ile dışsal ve içsel ihtiyaçlar olarak ikiye ayırabiliriz. İşletmenin insan kaynakları politikası, bu iki önemli çalışan ihtiyacının karşılanmasına yönelik oluşturulmalıdır.
ARZU İLE ÇALIŞANLAR YARATABİLMEK
Çalışanlar bir kurumun en önemli paydaşıdır. Önce insan anlayışını benimsemiş olan kurumlar, arzu ve heyecan ile çalışanlar yaratmada her zaman için rakiplerine göre bir adım önde olacaklardır.
ONURU GÖZ ARDI ETMEMEK
Onur. Maddi olmayan en önemli kişisel değer olarak karşımıza çıkmaktadır. Dolayısı ile yönetim tüm davranış ve konuşmalarında çalışanların bu en önemli kişisel değeri dikkate almalıdır.
İşte bunları başarabilmenin yolu;
MOTİVASYON
Kelime anlamı olarak baktığımızda motivasyon için;
İnsanları pozitif düşünce ile harekete geçiren, verimliliklerini arttıran bir duygu yoğunluğu olarak tanım yapmak mümkün olabilir. Ve bu duygu yoğunluğunun sağlanabilmesi için en önemli görev de liderlere düşmektedir. Liderler çalışanların motivasyonu için onların içsel ihtiyaçlarını karşılamak amacı ile çalışana adaletli bir çalışma imkânı sunmalı ve bu adaleti çalışanlar arasında dengelemelidir. Eğer çalışan bu konuda şüpheye düşerse motivasyonunun dibe vuracağını söyleyebiliriz.
İçsel ihtiyaçların karşılanmasında bir diğer konu da davranış tarzlarıdır. Günümüz modern yönetim anlayışında emretmek veya bu anlamı yükleyen konuşma ve yazışma tarzı terk etilmiş olmasına rağmen, bu anlayışın sürdüğü ortamların ve iptidai davranış tarzlarının halen daha var olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.
Buradan çıkan sonuç, çalışanın hiçbir zaman motivasyon konusunda yalnız bırakılmaması gerekliliğidir.
Lider her zaman için çalışanının yanında olduğunu, ona yol gösterici olduğunu hissettirmeli ve cesaret vermelidir.
Motivasyon konusunda liderlerin yaptığı en büyük yanlışlarından bir tanesi de yapılan her işe karışmak ve müdahale etmektir. Bu durum çalışanın insiyatifsiz bir duruma gelmesine neden olacaktır.
“Arkamdan yürüme, ben öncün olmayabilirim. Önümde yürüme takipçin olmayabilirim. Yanımda yürü ki böylece ikimiz de eşit olalım.”
Kelimeler eksik yazıldığında bir anlamı kalmıyor değil mi? Hiçbir anlam çıkaramıyorsunuz. Veya bir anlam çıkarmak için kendinizi zorluyorsunuz. Yani anlamak için daha fazla çaba sarf ediyorsunuz. Bu konuda televizyonda yarışmalar bile düzenlendi hatırlarsanız, hala da düzenleniyor. İlk yayınlandığı dönemlerde oldukça da ilgi çekti. Kelime veya cümleyi tamamladığında yarışmacı ödülünü kazanıyordu.
Yaşam da bir yarışma değil midir sizce?
Hele ki iş yaşamı.
Bir yerden başlarsınız. Önünüze bir kariyer hedefi koyarsınız ve o hedefe ulaşmak için de çalışırsınız. Terfi almak. Bir üst göreve çıkmak. Bu kariyer yolculuğunun varılması gereken duraklarındandır. Ve her bir durak sizi bir üst noktaya taşımaya yarayacaktır.
Siz hedefinize ulaşmak için çalışırken en büyük ihtiyacınız nedir? diye sorsam.
Cevabınız ne olurdu acaba?
Şimdi yazımın başlığını birlikte tamamlayalım;
OLUMLU ÇALIŞMA ORTAMI YARATABİLMEK
İnsanlar her zaman için, temiz havayı içine çektiğinde enerji dolu olduğu gibi, çalışma ortamında da kendilerine pozitif bakış açısı ve çalışma şevki verecek enerjiyi sağlayan bir çalışma ortamında bulunmak isterler. Bu çalışma ortamını yaratmanın yolu ise sadece fiziksel anlamda değil, örgütsel güzelliklerin yaratılmasından geçer. Unutulmaması gerekir ki örgütsel güzellik olmadan tek başına fiziksel güzellik bir anlam ifade etmez.
İHTİYAÇLARIN KARŞILANMASI
Çalışan ihtiyaçlarını, en yalın ifade ile dışsal ve içsel ihtiyaçlar olarak ikiye ayırabiliriz. İşletmenin insan kaynakları politikası, bu iki önemli çalışan ihtiyacının karşılanmasına yönelik oluşturulmalıdır.
ARZU İLE ÇALIŞANLAR YARATABİLMEK
Çalışanlar bir kurumun en önemli paydaşıdır. Önce insan anlayışını benimsemiş olan kurumlar, arzu ve heyecan ile çalışanlar yaratmada her zaman için rakiplerine göre bir adım önde olacaklardır.
ONURU GÖZ ARDI ETMEMEK
Onur. Maddi olmayan en önemli kişisel değer olarak karşımıza çıkmaktadır. Dolayısı ile yönetim tüm davranış ve konuşmalarında çalışanların bu en önemli kişisel değeri dikkate almalıdır.
İşte bunları başarabilmenin yolu;
MOTİVASYON
Kelime anlamı olarak baktığımızda motivasyon için;
İnsanları pozitif düşünce ile harekete geçiren, verimliliklerini arttıran bir duygu yoğunluğu olarak tanım yapmak mümkün olabilir. Ve bu duygu yoğunluğunun sağlanabilmesi için en önemli görev de liderlere düşmektedir. Liderler çalışanların motivasyonu için onların içsel ihtiyaçlarını karşılamak amacı ile çalışana adaletli bir çalışma imkânı sunmalı ve bu adaleti çalışanlar arasında dengelemelidir. Eğer çalışan bu konuda şüpheye düşerse motivasyonunun dibe vuracağını söyleyebiliriz.
İçsel ihtiyaçların karşılanmasında bir diğer konu da davranış tarzlarıdır. Günümüz modern yönetim anlayışında emretmek veya bu anlamı yükleyen konuşma ve yazışma tarzı terk etilmiş olmasına rağmen, bu anlayışın sürdüğü ortamların ve iptidai davranış tarzlarının halen daha var olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.
Buradan çıkan sonuç, çalışanın hiçbir zaman motivasyon konusunda yalnız bırakılmaması gerekliliğidir.
Lider her zaman için çalışanının yanında olduğunu, ona yol gösterici olduğunu hissettirmeli ve cesaret vermelidir.
Motivasyon konusunda liderlerin yaptığı en büyük yanlışlarından bir tanesi de yapılan her işe karışmak ve müdahale etmektir. Bu durum çalışanın insiyatifsiz bir duruma gelmesine neden olacaktır.
“Arkamdan yürüme, ben öncün olmayabilirim. Önümde yürüme takipçin olmayabilirim. Yanımda yürü ki böylece ikimiz de eşit olalım.”
Çalışan motivasyonu için içsel ihtiyaçların karşılanmasında bu Kızılderili atasözü liderler için iyi bir örnek olabilir. Lider, gerektiğinde önde yürümeyi, gerektiğinde arkadan yürümeyi ve gerektiğinde çalışanın yanında olmayı bilmelidir.
Dışsal ihtiyaçların karşılanmasında ise en önemli motivasyon aracı performans yönetimine dayalı bir gelir sisteminin olmasıdır.
Bu ihtiyaçların karşılanması çalışanların kurumun değerlerini sahiplenmesine, performansın yükselmesine, verimliliğin artmasına neden olacak ve verdikleri emeğin kurum için ne kadar değerli olduğunu düşüneceklerdir.
Değerli bir insan olduğunu hissetmek…
Motivasyon için söylenecek belki de en önemli sonuç…Sizce de öyle değil mi?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder