HAYATIMIZ REKLAM OLDU
Geçmişten günümüze pazarda müşteriye sunulan ürün ve hizmetlerin çeşidinin ve ulaşılacak müşteri sayısının artması ile reklamlar birçok sektörde etkin bir iletişim aracı olarak kullanılmaya başlandı.
Amaç müşteri ile marka arasında kurulacak iletişimi güçlendirmektir. Tabii eğer bir markanız varsa. Hepimizin birer tüketici olduğunu düşünürsek, değişik kanallarla bizimle sürekli olarak iletişime geçen markalara daha sıcak baktığımızı görürüz.
Geçmişten günümüze pazarda müşteriye sunulan ürün ve hizmetlerin çeşidinin ve ulaşılacak müşteri sayısının artması ile reklamlar birçok sektörde etkin bir iletişim aracı olarak kullanılmaya başlandı.
Amaç müşteri ile marka arasında kurulacak iletişimi güçlendirmektir. Tabii eğer bir markanız varsa. Hepimizin birer tüketici olduğunu düşünürsek, değişik kanallarla bizimle sürekli olarak iletişime geçen markalara daha sıcak baktığımızı görürüz.
Evet. Reklam, pazarlama stratejisi açısından kullanılan bir iletişim aracıdır. Ama doğru bir strateji ile uygulanırsa.Her gün televizyon kanallarında renkli, müzikli, senaryolu pekçok reklam izliyoruz. Gazetelerde, dergilerde birçok reklam sayfası görüyoruz. Hatta öyle dergiler var ki reklam arası haber görebiliyoruz.
Bir düşünün bakalım hangi reklam sizi daha çok etkiliyor. Hangi reklam aklınızda kalıyor. Hangi reklam sizi o ürünü görmeye ve satın almaya yönlendiriyor. Tabi eğer bir ihtiyacınızı karşılıyorsa…
Yola çıkarsınız bilbordlar, trafik ışığında durursunuz bir firmanın dağıttırdığı broşürler, gazeteler ile dağıtılan insertler…Neler neler. Çeşit çeşit yöntemler. Bu konuda yaratıcılık harika. Tuvalete giriyorsunuz, karşınızda bir tabela; “Müşterinize ulaşmak için burada yerinizi alın”
Reklamlaaaar.
Orada da sizi bırakmıyor.Bazen şu sözü söyleriz; “Hayatımız reklam oldu” .
Hakikaten doğru, hayatımız reklam oldu. Sıkılıp kanal değiştirseniz de kurtulamıyorsunuz. Kaçmanız mümkün değil.
Amaç müşteri ile iletişim. Ama ne iletişim. Tam bir kirlilik.İşte bu kirliliği önlemek ve asıl amacına uygun olarak kullanıp sadeleştirmek için reklam verenlerin dikkat etmesi gereken noktalar;
•Faaliyet gösterilen pazarın ve müşterinin özelliklerinin doğru analiz edilmesi,
•İşletmenin temel stratejisi ile pazarlama stratejisinin uyumu
•Faaliyet gösterilen sektörde rekabette firmanızı öne çıkarıp çıkarmadığı
•Müşteri tarafından algılanma ve bilinirlik açısından ürün ve marka değerine katkısı
Bu noktalar dikkate alınarak hazırlanacak bir stratejik plan, belki de işletmeyi farklı reklam kanallarını kullanmaya itecek ve belki de doğru bir stratejiyle masraflarınızı azaltmaya yarayacaktır.
Unutulmaması gereken nokta, eğer bir marka etrafında faaliyet gösteriyorsanız, müşterinize ürün ve hizmetinizi en doğru kanalla, en doğru şekilde ve en doğru mesajla anlatmanız gerekliliğidir.
Eğer bunu başaramıyorsanız benim gözümde sadece;Reklamlaaaaaaaaaaaaaaaar.
İŞ YAŞAMINDA KİŞİSEL REKLAM
İşin bir de kişisel yönü var ki oda kirlilikte inanılmaz boyutlara ulaştı. Gündemde kalmak için neler yapılmıyor neler. Yapmadığı işleri yapmış gibi anlatanlar mı istersiniz, başkasının fikirlerini kendi fikri gibi aktaranlar mı. İş yaşamında da kişisel reklam almış başını gitmiştir.
Güzel bir fikir, farklı bir proje hazırlarsınız yönetime sunmak için. Ama önce yöneticinizin masasına gitmelisiniz. Üst yönetime ancak o sunabilir bu projeleri. Artık kendi düşüncesi gibi mi anlatır. Yoksa sizi mi öne çıkarır. Bilinmez.
Adam sürekli kendini anlatır. Zannedersiniz bütün iş yükü onun omuzlarında. Vazgeçilmezi oynamak bu olsa gerek. Siz çalışırsınız o sadece reklamını yapar.
Vaatler vaatler.
Bu da kişisel reklamın bir başka yöntemi ve işin en kolay yollarından bir tanesidir. Ama bir türlü yerine gelmez o vaatler.
Tom Peters, “Ya farklı ol, ya da yok ol” demiş.
Her halde bu insanlar farklı olmanın bu yönünü seçmiş olmalılar. Başkalarının omuzuna basıp yükselmek…Yani kişisel menfaatler için,
ReklamlaaaaaaaaaaaaaaaarSonuç mu?
ReklamlaaaaaaaaaaaaaaaarSonuç mu?
Sonuç:Hayatımız reklam oldu.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder