24 Ocak 2010 Pazar


HAYATA GENÇ BAKIŞ


Çarşamba akşamı“Abbas Güçlü ile Genç Bakış” programına katılarak, farklı ortamlarda yetişmiş birçok gencin hayata nasıl bir genç bakışla baktıklarını ekran başından değil de, yanı başlarında izleme imkanı buldum.

Türkiye’ nin ilk “Tematik” vakıf meslek yüksekokulu olan “Beykoz Lojistik Meslek Yüksekokulu” nda gerçekleştirilen programın konuklarından Prof.Dr. Süheyl Batum ile de sohbet etme fırsatım da oldu. Canlı yayın sırasında inançlı ve etkileyici açıklamaları ile değerli akademisyen Sayın Batum bir hukuk insanı olarak gençlere oldukça güzel mesajlar verdi.

Programın asıl güzel olan yanı, her zaman için geleceğimiz olarak gördüğümüz gençlerimizin programdaki heyecanları ve sorularındaki içtenlikti.

Abbas Güçlü’ nün bu programı, gerçekten gençlerle bütünleşme, onlara söz verme ve mikrofonu eline aldığında konuşma cesareti kazandırma anlamında güzel bir fırsat sunuyor. Programa emeği geçen ekibe teşekkürler.

Söze tematik okul ile başladık. Bu konuya özellikle son yıllarda Yükseköğretim sisteminde daha farklı yaklaşılıyor. Gençlerin gelecek yaşamlarının uzun bir kesitini oluşturan iş hayatının temellerinin sağlam atılmasında, yükseköğretimlerinde seçtikleri alan çok önemli hale geldi. Bugün sektörler ihtiyaç duyulan özel alanlarda eğitim süreci de dahil olmak üzere uzmanlaşmış ve uluslararası düzeyde iş yapma yetkinliğini kazanmış işgücünü tercih etmektedir.

Gençlere ilk mesajım, yükseköğretim yaşamlarına ilişkin tercihlerinde bu konuyu dikkate almalarıdır.

YÖK’ ün de bu çerçevede tematik okullara ayrı bir önem verdiğini özellikle belirterek, Lojistik ana teması üzerine farklı bir eğitim öğretim sunan bir Meslek Yüksekokuldan, yine tematik Beykoz Üniversitesi olma yolunda emin adımlarla ilerleyen ve başvuru dosyasını geçen hafta YÖK’ e teslim eden Beykoz Lojistik Meslek Yüksekokulunun yönetimi ve güçlü ekibinin de başarılarının devamını dilerim.

Programı izlerken aklıma hayata genç bakışın nasıl olması gerektiği sorusu geldi ve cevabını bulmaya çalıştım. Gençlerin sorduğu her soru bu cevabı bulmamı kolaylaştırdı.

Bu cevap ve ikinci mesajımı her ne kadar gençler için desem de aslında herkesin dikkate almasını öneririm.

Birçok sohbet ortamında veya kurum içinde yapılan toplantılarda herhangi bir olay veya konu hakkında yorumlar yapılırken, herkes kendi bakış açısı ile konuya yaklaşır. Bu noktada getirilen yorumların sağlıklı veriler üzerine kurgulanması dikkat edilmesi gereken önemli bir konudur.

Ancak tartışma ve fikir üretme ortamında farklı görüşlerin bir zenginlik ve ortak bir güzellik oluşturarak, daha paylaşımcı ve belki de birlikte güzel bir yaşama ve birlikteliklere yol açması gerekirken, ne yazık ki günümüzde bu farklılıklar ortamı gerebilmekte ve paylaşımı anlamsız hale getirebilmektedir. Bu durum ise sorunların çözümünü zorlaştırmakta ve belki de geleceğe doğru beraberce çıkılacak yolcuğu dahi imkânsız kılabilmektedir.

Bugüne kadar katıldığım birçok toplantıda bu durumu rahatlıkla gözlemleyebildim. Siz böyle bir ortamda ne kadar daha sakin olmaya ve olgunlukla yaklaşmaya çalışsanız da, çatışmaya girmediğiniz için daha da fazla tepki çekebiliyorsunuz. Sanki sakin olmak ve itidalli davranmak bir hataymış gibi.

Aslında farklılıkları var olmanın olmazsa olmazı olarak kabul etmek önemlidir. Farklı görüşleri dikkate alma ve her görüşe saygı duyma olgunluğunu yakalayabilmek gereklidir. Özellikle gençlerin henüz yolun başında iken bu konuyu da dikkate almalarını önemsiyorum.

Gözünüzü kapatıp doğayı bir düşünün. Sizce doğayı güzelleştiren nedir?

Sorumun cevabı oldukça basit;

Doğayı güzelleştiren içindeki farklılıklardır. Ve hepsi bir arada muhteşem bir armoni yaratmaktadır. Küçük bir akarsu, yıllarını dünyamıza vermiş ulu bir çınar, bir kuş sesi, yeşil çimlerin kokusu, güneşin ışıltısı, yağmurun sesi onlar öyle bir ahenk içinde ki. İnsanoğlunun elleri ile yok ettiği yerler hariç.

Yaşamda iki bakış açısı çok önemlidir;

Objektif olmak veya subjektif olmak.

Objektiflik dışsal bir bakış açısı sunarken, subjektiflik içsel bir bakış açısı ile insanın duygularına esir olması anlamına gelir.

İşte burada “Hayata Genç Bakanlara” bir önerim daha olacak. Yaşamları boyunca dikkat etmeleri gereken bir öneri;

Siz siz olun objektif bir bakış açısı yakalamayı mutlaka başarın. Bu sizin başarıyı yakalamanızda da yol arkadaşınız olacaktır. Unutmayın yaşamda karşılaştığınız her şeyin mutlaka bir nedeni vardır. İşin sırrı o nedeni yakalamaktır. O sırrı yakaladığınızda ise yaşamınızın anlamını da yakalamış olacaksınız.

Başarabilir miyim? Derseniz…

Bir şarkı vardır Ajda Pekkan’ ın seslendirdiği. Bu şarkıdan birkaç mısra ve sorunuzun cevabı;

Sen iste her şey çok güzel olur

Sen iste elbet bir yol bulunur

Yeter ki iste hiç te zor olmaz

“Hayata genç bakış"ınızın yaşamın güzelliklerini yakalaması dileği ile…

Hiç yorum yok: